Çingene Toplulukları Hakkında

çingene

Çingene göçebe zanaatkâr bir halka verilen isimdir. Günümüzde dünyanın her yerinde dışlanıp ayrımcılığa maruz kalan bu halk, yıllar içinde soykırıma da uğramışlardır. Güncel dünya haritasında Afganistan, Hindistan ve Pakistan arasında bir bölgeden yüzyıllar önce göç eden Çingene halkının neden göç etiği hala net olarak bilinmemektedir. Dünyada gittikleri her bölgede müzikleri ve dansları ile renk katan Çingene toplulukları hakkında bildiklerimizi size aktarmak için bu yazıyı kaleme alıyoruz. Bu topluluğun geçmişlerini, yaşadıkları koşulları ve haklarındaki diğer detayları merak ediyorsanız yazıyı okumaya kesinlikle devam etmelisiniz.

Çingene Topluklarının Kökeni Nereye ve Hangi Yıla Dayanır?

Bu halk milattan sonra 400’lü yıllarda günümüzde Hindistan, Afganistan ve Pakistan’ın belli bölümlerini kapsayan bir bölgede yaşadıkları ve bilinmeyen sebeplerden kaynaklı göç ettikleri bilinir. Göç sebepleri net olarak bilinmemekte olup bazı tarihçilerin ön görüleri mevcuttur. Fakat hiçbir ön görü kanıtlanamamıştır.

Çingene toplulukları genel olarak zanaatkâr gezginlerdir. Sabit yerleri yoktur. Yakın geçmiş zamanda Türklerin de yaşam biçimi olan göçebe yaşamı benimsemişlerdir. Onlar için yer ve yurt algısı yoktur. Karınlarının doyduğu ve yaşadıkları her yeri yurt edinebilirler.

Yolcu oldukları için her yerde yabancılardır ve her yerde yabancılara iyi davranılmaz. Bundan kaynaklı geçmişte birçok ayrımcılığa ve soykırıma maruz kalmışlardır ve hala günümüzde her ülkede ayrımcılık ile karşılaşmaktadırlar.

Çingenelerin Meslekleri Nelerdir?

Bu insanların el işçiliği gelişmiştir. Hemen her işten anlarlar. Bazılarımızın hatırlayacağı üzere bir yerleşim yerine geldiklerinde ateş yakarlar ve bu ateşte kap kacakları kalay yaparlar. Bunun yanında kap kacak ve bilumum ev gereçlerinin tamiri, bıçak bileme, nal çakma, hayvan bakımından da iyi anlarlar.

Çingene toplulukları yukarıdaki mesleklerinden daha fazla müzisyen kimlikleri ile tanınırlar. Türkiye’de İstanbul’dan Avrupa’ya doğru çıkıldığında bu insanların yoğun yaşadığı bölgeler gelir. Kırıkkale, Çanakkale ve Edirne en yoğun yaşadıkları bölgelerdir. Çok iyi enstrüman çalıp çok iyi dans ederler. Sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde bu yeteneklerini ile ün yapmışlardır. Özellikle İspanya civarında ünlü müzisyenler yetiştirmişlerdir. Anadolu topraklarının iç kesimlerinde de çalgıcılıkları ile meşhurlardır ve abdal olarak bilinirler. Genelde düğünlerde, asker eğlencelerinde çalgı çalanlar Çingenelerdir.

Bir dönem gezgin hayatlarına hayvanları da dâhil edip konakladıkları yerlerde sirkler kurmuşlardır. Hala bir bu topluluğun bir kısmı sirklerde çalışmaktadır.

Genel meslekleri yukarıdaki gibi olsa da yerleşik hayata geçmiş ve her meslek dalında yetişmiş bireyleri vardır. Hatta tanınmış birçok ünlü de Çingenedir. Fakat toplumun baskısı ve ayrımcılığından kaynaklı bu kimliklerini ya bastırmışlar ya da tamamen gizlemişlerdir.

Çingene Halkının Maruz Kaldıkları Ayrımcılıklar Nelerdir?

Yukarıda biraz bahsettiğimiz gibi bu insanlar sürekli yoldadır. Fakat gittikleri yerlerde turist değil işçi olarak bulunurlar. Bu da yerli halkı gereksiz yere kaygılandırır ve düşmanca hareket etmelerine sebep olur.

İnsanların bireysel başarısızlıklarının dışa vurumu olarak düşünülebilecek bir şekilde, gelen bu bireylere iftiralar atılır, aç bırakılır ve hatta öldürülür. Zaman içerisinde bu durum o kadar çok yaşanmıştır ki meşru bir durum olarak görülür.

Neredeyse bütün insanlar tarafından dışlanan bu topluluk yaşamak için gayri meşru yollara müracaat etmeye başlar. Birçok ülkede hırsızlık, dilencilik, uyuşturucu satıcılığı ve seks işçiliği yaparlar. Bir süre sonra Çingene ile gayri meşru bütün işler eş anlamlı gibi gözükür.

Toplum dışlayıp aç bıraktığı, direkt ya da dolaylı yoldan öldürdüğü bir halkı hırsız yapmıştır. Bundan kaynaklı kimse bu topluluktan olan insanlara iş vermez, güvenmez hatta birçoğu selam dahi vermez. Özet geçecek olursak, hırsızlık ve benzeri işlere mecbur kılınmış bu halka, hırsız oldukları gerekçesi ile istihdam sağlanmaz ve bu kendi içinde büyük bir kısır döngü oluşturur.

Çingene Soykırımları ve Hitler

İkinci dünya savaşının bir numaralı katili olan Adolf Hitler, düşünceleri çerçevesinde yaptırdığı katliamlar arasına bu halkı da dâhil etmiştir. Dünyadaki en üstün ırkı Alman ırkı olarak gören Hitler, alt ırk olarak tanımladığı ırklardan olan Çingeneleri, işgal ettiği bölgelerde inşa ettirdiği Nazi kamplarında kadın, erkek, çocuk ve yaşlı ayrımı yapmadan farklı biçimlerde katletmiştir. Bu katliamlarda toplamda 800.000 civarı Çingenenin yaşamını yitirdiği tahmin edilir.

1971 yılında dünyada ilk defa bu topluluk uluslararası bir kongre yapmıştır. Bu kongreye ithafen her yıl 8 Nisan Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmaktadır.

 

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar



Giriş Yap