Cüzzam Hastalığı Nedir?

cüzzam

Cüzzam Hastalığı Nedir? Bu hastalık bir dönemin pandemisi sayılabilir. Aslında bulaş riski çok az olan bir hastalıktır. Fakat yaygın olduğu dönemde toplumun bilgisizliği cüzzam hastalığına ve cüzzamlı olarak tanımlanan hastalara karşı aşırı tepkilere yol açmıştır. Günümüzde hala varlığını sürdüren bu hastalığın tedavisi mümkündür. Verem için yapılan BCG aşısı cüzzam hastalığını önlemektedir. Yazının davamın hastalık ve hastalığın gelişimi hakkında detaylı bilgiler paylaşacağız.

Cüzzam Hastalığı Ne Zaman Başladı?

Hastalığın başladığı tarih net olarak bilinmemektedir. Fakat cüzzam hastalığının ilk tanısı 1873 yılında konulmuştur. Gerhard Armauer Hansen tarafından tespit edilen bu bakteri, Hansen basili adını almıştır. Lepra ya da cuzzam olarak da tanınır.

Cüzzam Hastalığının Tanısı Nasıl Koyulur?

Bu hastalığın tanısı mikrobiyolojik yöntemler ile konulabilmektedir. Bakterinin vücutta en yoğun bulunduğu bölge burun mukozasıdır. Bu yüzden hastalık şüphesi taşıyan kişinin burun içinden ya da yara olan deri bölgesinden örnek alınır. Alınan örnekler mikrobiyoloji laboratuvarında bazı süreçlerden geçer ve tanı koyulur. Hastalığa neden olan bakterinin tıp literatüründe mycobakterium leprae olarak tanımlanır.

Cüzzam Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Tanı için en belirgin semptomlar şunlardır:

  • Görme bozuklukları
  • Burun akıntısı
  • Burun düzleşmesi
  • Deride kırmızıya benzer renk değişimi
  • Kafa derisinde kuruluk
  • Konuşurken hırlama ya da çınlama gibi seslerin çıkması
  • Kas zayıflıkları

Cüzzamın Vücuttaki Etkileri Nelerdir?

Bu hastalık vücutta farklı yerlerde yıkımlar verebilir. Fakat genel olarak cilt ve iskelet sistemine etki eder. Yüzde ve derinin farklı bölgelerinde çeşitli yaralar oluşabilir. Yüzde oluşan yaralar aslan yüzü olarak da tanımlanır. Bu yaraların yanı sıra burunda bulunan kıkırdak çöker ve düz bir burun oluşabilir.

Başka belirgin bir etkisi ise pençe görünümüne sahip eldir. Elde bulunan sinirler cüzzam hastalığının verdiği hasar ile avuç içine doğru kapanır ve pençeye benzer bir görünüm oluşturur. Aynı zamanda yüz sinirlerinde de etki ederek yüz felci de gelişebilir.

Ağız, ağız içi, damak, burun içi ve küçük dilde doku yıkımlarına sebebiyet verebilir. Dişlerde renk değişimi ve düşme de gözlemlenmiştir. Bunların yanı sıra derinin dış kısımlarında da doku kayıpları oluşturabilmektedir.

Bu hastalık kemiklerde kırıklara hatta el ve ayak parmaklarının düşmesine de sebep olabilir. Fakat bu durumun gerçekleşmesi için hastanın uzun bir süre tedavi edilmemesi gerekir.

Gözler görme bozukluğu ile başlayan semptomlar tedavi edilmezse körlüğe kadar ileleyebilir.

Cüzzam Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Bu hastalık kolay bulaşabilen bir hastalık değildir. Günümüzde yaygın görülen covid-19 gibi hava yolu ile bulaşmaz. Hasta bireyin tenine dokunarak ya da cinsel temasa girerek bulaşabilir. Fakat bu durumlarda bile bulaşma kesinliği yoktur. Uzmanlar genel olarak uzun süre temas halinde bulaştığından bahseder.

Toplumun %95’i cüzzam hastalığına karşı duyarlıdır. Yani bakteri kişiye bulaşsa bile hasta olmaz. Hastalığın risk oluşturduğu kesim dünya nüfusunun %5’idir.

Cüzzam Hastalığının Tedavisi ve Aşısı Var Mıdır?

Hastalığın tedavisinde en çok kullanılan yöntem antibiyotik tedavisidir. Hastalık bakteri temelli olduğu için antibiyotik en büyük tedavidir. Fakat zamanla bazı hastalarda antibiyotiklere karşı alerji gelişebilmektedir.

Hastalığın tedavisi, hangi aşamada tedavi başlandığına ve kişinin diğer sağlık problemlerine göre değişkenlik gösterir. Genel olarak hastalara 6 ile 12 ay arasında ilaç tedavisi yeterli olur. Fakat hastalığın tekrarlama riski vardır. Aynı zamanda hastalık sürecinde kişide gelişen doku, organ kaybı ya da deri lezyonları geri dönüştürülemez.

Cüzzam hastalığına sebep olan mycobakterium leprae için özel bir aşı üretilmemiştir. Fakat yazının başında da belirttiğimiz gibi BCG olarak bilinen verem aşısı bu bakteriye karşı antikor geliştirdiği bilinir.

Cüzzamın Risk Grupları ve Ülkemizdeki Hasta Sayısı

Bu hastalık yoksul ülkelerde ya da bölgelerde daha sık rastlanmaktadır. Dünya da çoğunlukla Asya ve Afrika kıtalarında rastlanır. Dünyada bulunan cüzzam hastalarının yarısından fazlası Hindistan’da bulunur.

Ülkemizde ise 1990’lı yıllarda bu hastalık tamamen bitirilmiştir. Profesör Doktor Türkan Saylan’ın özel çabaları ile ülkemizden tamamen kaldırılan bu hastalık 2000’li yıllarda yeniden görülmeye başlanmıştır. Özellikle ülkemizde 2002 yılında 2500 civarı hasta olduğu bildirmiştir. 2016 yılında ise tüm dünya genelinde toplamda 200.000 üzerinde yeni vaka bildirimi yapılmıştır.

Ülkemizde bu hastalık ile mücadele eden tek bir hastane vardır. O da İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan İstanbul Lepra ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi’dir.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar



Giriş Yap